Tükendi
Stok AlarmıAstroloji, insanlık tarihi boyunca gökyüzüne bakarak yeryüzünün sırlarını anlamaya çalışanların sesi olmuştur. Kimileri için yıldızlar, birer süs gibi boşluğun sonsuz karanlığında titreşen ışıklar; kimileri içinse Tanrı’nın kudretini ve hikmetini yansıtan işaretlerdir. Ne var ki, her çağın insanı, kendisini çevreleyen bu muazzam düzen karşısında büyülenmiş ve onun etkilerini kavramaya çalışmıştır. Tycho Brahe’nin yukarıdaki veciz sözü de bu büyülenmenin ve göksel düzenin insan hayatına olan etkisini anlama çabasının bir yansımasıdır.
Astrolojiyi bir bilim, bir sanat ve hatta bir rehber olarak değerlendirenler, onun yüzyıllar boyunca süregelen değerini inkâr edemezler. Ne yazık ki, bu eski bilimin yüceliği, çağdaş dünyanın kuru eleştirileri altında sık sık gölgelenmiştir. Bilhassa modern bilimin sert ve kesin kurallarının egemen olduğu bir çağda, astrolojiden mükemmel bir doğruluk beklenmesi, tıpkı insanoğlunun hatasız olmasını beklemek kadar gerçek dışıdır. Astrolojiyi eleştirenlerin birçoğu, onun derinliklerine inmek yerine yüzeyde kalan basit hatalar üzerinden hüküm vermektedir. Oysa bu hatalar, astrolojinin değil, onu yorumlayan bireylerin eksiklikleridir.