Sinemanın gerçeklikle olan ilişkisi sinemanın ilk zamanlarına kadar uzanmaktadır. Auguste ve Louis Lumiere Kardeşler’in gösterimini yaptığı ilk film olan Trenin Gara Gelişi ile kamera sokaktaki yaşamı resmetmiş ve gerçekliği olduğu gibi yansıtmıştır. Sinemanın gerçeklikle ilişkisi Geo¬rges Méliès’in montajı kullanmasıyla farklı bir yöne evrilmiş ve gerçeklik farklı boyutlarıyla ele alınır olmuştur. Sinema gerçeklik arasındaki ilişkinin tartışma dinamiğinin başında teknolojik gelişmelerin olduğunu söylemek de mümkündür. Dijitalleşme çağında yapay zekâ teknolojilerinde yaşanan gelişmeler sinemada karşılık bulmuş, yapım, dağıtım, gösterim ve izleme pratiklerinde ciddi değişim ve dönüşüm yaşanmıştır.