Bak şimdi aynanın arkasında bir kapı var. Elim değ-meden açılıyor, o da ne? Ben yaşlarda perişan haldeki bir çocuğun tam üstünde bir ışık var. Ayağının birini kaldırıp diğerini ileri atamıyor. O da ne? Dizlerinin al-tına kadar kum içinde. O sağanak yağmurda evden uzak olduğundan yürüdüğü yolu selin getirdiği kum doldurmuş. Çocuk kumun içinden çıkamıyor. Nasıl perişan, nasıl perişan. Çok ağlamış. Sesi kısık artık ağlayamıyor. Ağlasa da du-yulacak ses yok. Çok zor ne yapalım. Bu kapı bir an önce kapanmalı dayanamıyorum. Onu öyle orda bırakıp gözlerimi açıyorum. Sonra ne mi oldu bakalım. Gök gürlemesi sesten önce görülür. Simsiyah gökyüzü ortadan ikiye ayrıldı.