“Yelkovan akrebi kovalar, akrep yelkovana yetişemezdi. Rakamlar değer kazanırdı. Güneş doğar, saat değişir. Vakit gelir. Vakit geçerdi. Yelkovan isyan etmez, akrep hâlinden memnundu. Zaman kaybolurdu.”
…
“…ne hâli varsa görmesi gerektiğini söyledi Nihat. Birsen’in içindeki kelebekler havalandı, bir serinlik oluştu. Öyle iyi geldi ki bu cümle, kocasının yıllarca ağzından çıkan en iyi temenni olabilirdi. Ne hâli varsa onu görmeye, iyi ya da kötü kendi hâlini görmeye çok ihtiyacı vardı.”
Bavul, on yedi kısa öyküden oluşan bir öykü kitabı. Öykülerin ismi karakterlerin adıyla eş. Birbiriyle ilişkili olmadığını var saydığımız on yedi farklı karakterin hikâyesinin bir yerinde bavul, dramatik nesne olarak kullanılmış. Her öyküde bir bavul geçiyor. Kimi açmaya cesaret edemezken kimine zorla açtırılıyor, bazısı başkasının bavuluna şahitlik ediyor. Kimi ise zaten açık bir bavulla gezerken çıkıyor karşımıza.